Peyzaj

GÜBRE ÇEŞİTLERİ VE KULLANIM ALANLARI GÜBRELERİN VERİLİŞ ŞEKİLLERİ

Tarih 01 Kasım 2011 | By : | Kategori : Peyzaj,Peyzaj | 0 Yorum

GÜBRELER VE ÇEŞİTLERİ KULLANIM ALANLARI GÜBRELERİN VERİLİŞ ŞEKİLLERİ
Peyzaj

Bitkiler de insanlar ve hayvanlar gibi gelişmeleri için beslenmek zorundadırlar. Bitkiler besinlerinin büyük bir kısmını topraktan kökleri vasıtasıyla alırlar. Toprakta, yetiştirilen bitkilerin ihtiyacını karşılayacak miktarda besin maddesi yoksa, gübreleme vasıtasıyla toprağa bitki besin maddesi verilmesi gerekir. Toprak eğer beslenmezse, bir süre sonra besin maddelerinin eksilmesi nedeniyle üretim azalır. Yeterli ve kaliteli ürün alabilmek için toprağın beslenmesi gerekir.
GÜBRE NEDİR?
gübreleme
İçerisinde bir veya birkaç bitki besin maddesini birada bulunduran bileşiklere gübre denir.
GÜBRELEME NEDİR?
Gübrelerin toprağa veya doğrudan doğruya bitkiye verilmesi işlemine de gübreleme denir.
Gübreler yapılarına göre işletme ve ticari gübre olmak üzere iki gruba ayrılır. GÜBRELEME
Normal büyüme ve gelişme dönemindeki çim bitkileri yaklaşık olarak %75 – %85 oranında su ihtiyacı eder. Geriye kalan %15 – %25 ‘lik bölüm ise kuru madde olarak isimlendirilen organik bileşiklerden meydana gelmiştir.
Bitkilerin tüm hayat devresi boyunca kullandığı onaltı farklı organik besin maddesi vardır.Çim bitkileri N,RK,Ca,Mg,S gibi makro bitki besin maddeleriile Fe,Mn,Zn,Mo,Cu,B, ve Cl gibi mikro besin elementlerini topraktan alır.
Çim alanlara verilecek gübrelerin miktarı; uygulama zamanı ve gübre çeşidi birçok faktör tarafından belirlenir. Bunlar sırası ile topraktaki bitki besin maddeleri, çim bitkilerinin özel gübreleme istekleri, gübre fiyatları, çevre koşulları, istenilen çim kalitesi, istenilen sürgün sıklığı, çim alanlarının kullanım şartları, toprağın fiziki durumu, uygulanan kültürel sistemler, olarak sıralanır.
İŞLETME GÜBRELERİ
İşletme gübrelerinin hayvan gübresi, yeşil gübre, kemik unu, kan tozu, boynuz ve tırnak tozu gibi çeşitleri vardır. Ancak işletme gübreleri içerisinde en çok, hayvan gübresi kullanılır.
AHIR GÜBRESİ NEDİR?
Ahır hayvanlarının ve katı dışkıları ile yataklıklarının artıklarından oluşan karışıma ahır gübresi denir.
FAYDALARI NELERDİR
Ahır gübreleri bitkilerin gelişimi için gerekli besin maddelerini sağlar. Aynı zamanda toprağın yapısını tarıma uygun hale getirir. Toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini düzenler.
Ahır gübresinin toprağa verilmesi sonucu toprağın su tutma kapasitesi artar, geçirgenliği olumlu yönde etkilenir. Böylece ahır gübresi, suyun toprak yüzeyinden bağımsızca akmasına buharlaşmasına ve tarıma elverişli toprakları taşıyıp götürmesine engel olur . Gübreleme ile toprağın tarlada tutulması erozyon tehlikesine karşı tedbir olarak düşünülmelidir.
Ahır gübrelerinin uygulandığı topraklar daha kolay tava gelir ve işlenmesi kolaylaşır. İnce yapılı kumlu toprakların parça bağlılığını gevşetir, hava boşluklarını artırır ve toprağa bitki gelişimi için uygun bir yapı kazandırır.
Ahır gübrelerinin nemli özelliklerinden biri de zengin mikro-organizma kaynağı olmasıdır. Toprakla karıştırılan ahır gübresi, topraktaki mikro-organizma sayısını ve etkinliğini artırır, biyolojik değişimlerin hızlandırılmasını sağlar.
Hayvanlar yedikleri yemlerdeki besin maddelerinin ancak 45′inden yararlanabilirler. Yemde bulunan bitki besin maddelerinin yarısından fazlası dışkı ile ahır gübresine geçer. Bu nedenle ahır gübreleri içerdikleri besin maddelerinden dolayı, bitki için de zengin bir besin kaynağıdır.
BESİN MADDELERİ NEYE GÖRE DEĞİŞİR
Ahır gübrelerinin içerdiği bitki besin maddeleri, elde edildikleri hayvanın türüne göre farklılıklar gösterir. Koyun ve tavuktan elde edilen ahır gübrelerinin besin maddesi kapsamı, sığır ve beygirden elde edilen gübrelere oranla daha yüksektir. Genç hayvanların gübreleri azot, fosfor, potasyum ve kalsiyum gibi bitki maddeleri açısından, yaşlı hayvanlardan elde edilen gübrelere göre daha düşüktür. Çünkü genç hayvanlar, kemik ve kas yapılarını geliştirmek için besin maddeleri ile proteinlere daha fazla gerek duyarlar ve kullanırlar.
AHIR GÜBRELERİNİN BİTKİLERE YARARLI OLMASI NELERE BAĞLIDIR
Ahır gübresinin bitkilere yararlı olabilmesi için, içerdiği karbon/azot oranı büyük önem taşır. Bu oran yataklıkla birlikte taze sığır dışkısında 60/1 beygirde ise 40/1 dir. İyi bir ihtimar ve yanma ile gübredeki karbon/azot oranının 15/1 veya 20/1′e düşürülmesi gerekir. Ahır gübresi taze halde toprağa verilirse yüksek olan karbon/azot oranından dolayı, bitki bundan yararlanamaz, toprakta kurur. Bu nedenle ahır gübresinin ihtimarı ve fermantasyonu gerekir.
Ahır gübresindeki organik madde ve besin maddeleri kaybını önlemek için, gübre tarlaya verilir verilmez pullukla toprak altına gömülmelidir. Aksi halde, gübre tarlada bekletilme süresine bağlı olarak değerinden çok şey kaybeder.
YEŞİL GÜBRE
İşletme gübrelerinden biri de yeşil gübredir. Yeşil gübre baklagil cinsi bitkilerinden seçilir. Baklagiller havanın azotundan yararlanarak, köklerinde azot depolayan ve toprağın azotça zenginleşmesini sağlayan bitkilerdir.

TİCARET GÜBRELERİ
Gübreler içerisinde en sıklıkla kullanılan tür, ticaret gübreleridir. Gübre bayilerinde satılan ticaret gübreleri, bileşimlerinde bir veya birden fazla bitki besin maddesini birarada bulundurur. İşletme gübrelerinden farklı olarak yüksek miktarda bitki besin maddesi içerir ve suda kolayca çözünürler.

• Azot : Yetişme engellenir, bitkinin rengi sararır. Yaprak uçları bitkinin altındaki yapraklarından başlayarak kırmızımsı kahverengi olur.
• Fosfor : Kök gelişmesi engellenir, saplar uzar, bitkinin olgunlaşması gecikir. Bitkinin rengi morumsu olur.
• Potasyum : Yaprak uçları kavrulur, sararır, saplar zayıflar. Meyve çekirdekleri kuruyup büzülür.
• Kalsiyum : Yaprak uçları tarak dişi gibi parçalanır. Uç tomurcuklar ölür, çiçekler olgunlaşmadan taç yapraklarını kaybederler.
• Magnezyum : Yapraklar ince ve gevrek olurlar; uçlarında ve damar aralarındaki bölgede renklerini kaybederler, soluk yeşil renk alırlar.
• Kükürt : Bitkinin alt kısımlarındaki yaprakları sararır, kökler ve sapların çapları küçülür.
• Bor : Uç tomurcuklar açık yeşildir. Köklerde koyu lekeler görülür. Saplar çatlar.
• Bakır : Bitkilerin renkleri ağarır. Turunçgiller kırmızımsı kahve renkte, anormal şekilde büyüme gösterir.
• Demir : Yapraklar sararır. Fakat damarlar yeşil kalır. Yapraklar yukarı doğru kıvrılır.
• Mangan : Arazlar demirdekine benzer. Yapraklarda ölü dokular görülerek, yaprağa pürüzlü bir görünüş verir.
• Molibden : Azot eksikliği gibidir.
• Çinko : Uç yaprakları çok küçülür. Yapraklar ölü bölgelerde benekli hale gelir. Tomurcuk teşekkülü azalır.

Ahır gübresi, terkibinde bulunan azot, fosfor ve potasyum gibi bitki besin elementleri dolayısıyle, toprağı besin maddelerince zenginleştirir.Toprağa humus vererek de toprağı ıslah eder. Ahır gübresi, toprağın işlenmesini kolaylaştırır. Toprağın su tutma kabiliyetini ve havalanmasını arttırır.
Genel olarak mahsul artışında gübre faktörü, % 40 gibi bir artış sağlar. Memleketimizde takriben 150 milyon ton ahır gübresi istihsal edilmektedir. Bunun 80-100 milyon tonu tezek olarak yakılmaktadır. Halbuki yakılan miktarın gübre olarak kullanılmasıyla elde edilebilecek mahsul artışı iki milyon ton kadardır.
Toprağa verilen gübrenin ilk üç sene verim üzerine tesir ettiği, üç seneden sonra da bu tesirin giderek azaldığı müşahade edilmiştir. Dekara verilen iki ton iyi ahır gübresiyle, toprağa 10 kg azot, 5 kg fosfor, 11 kg potas verilmiş olur. Memleketimiz şartlarında ahır gübresi genel olarak ahırdan dışarı atıldıktan sonra ekim zamanına kadar açıkta bırakılmaktadır. Bu durumda yağışlar ve fermantasyon gazlarıyla gübre içinde bulunan besin maddelerinin büyük bir kısmı zayi olmaktadır. Onun için ahır gübresinin iyi muhafaza edilmesi lazımdır. Ahır gübresini gayet sıkı bir yığın halinde biriktirip, içine hava girmesine mani olacak şekilde sıkıştırmak masrafsız ve en pratik bir muhafaza yoludur.

.
Yeşil gübreler
Ekilmiş bir mahsulün hasat edilmeden, toprağı ıslah etmek maksadıyla, toprağa gömülmesine yeşil gübreleme ve bu maksat için kullanılan bitkilere ise yeşil gübre adı verilir.
Yeşil gübre bitkileri, toprakta çürüyerek, toprağı organik maddece zenginleştirir. Bünyelerinde bulunan besin maddeleri de toprağa geçer. Toprağın yapısı düzelir.
Yeşil gübrelemede, daha ziyade fiğ, bakla, soya fasulyesi, taş yoncası gibi havanın azotundan istifade ederek, köklerinde azot biriktiren ve bu sebeple toprağı azotça zenginleştiren bitkinin seçilmesi en uygundur. Yapılan birçok denemeler neticesinde, bunların kendilerinden sonra gelen mahsulün verimini % 20-100 arasında arttırdığı görülmüştür.
Yapay gübreler

Yapay gübreler, sıvı ve katı halde bulunur. Genellikle taşınması ve depolanması kolay olduğundan, katı ve granül haldekiler tercih edilir. Eskiden kimyevi gübreler toz halinde yapılmaktaydı. Toz halindeki gübreler çok nem çekici ve taşınması zor olduğundan terk edilmiştir. Sıvı gübreler ise gün geçtikçe önem kazanmaktadır.
Gübreleme, genellikle ilkbaharda yapılır. Fakat kışın hafif ve yağışlı geçtiği bölgelerde sonbaharda yapılmaktadır. İstenirse ekstra olarak bitkinin büyüme mevsiminde katı gübre, mevsim ortasında ise sıvı gübre kullanılır. Uçucu özellikte olan gübreler, toprak altına konur. Bitki köklerinin, toprağın derinliklerine gitmesi sağlanır.
Toprağın yapısına ve yetiştirilen bitkinin çeşidine göre azot, fosfor ve potas ihtiva eden yapay gübrelerin dekara verilecek miktarları hesap edilir ve buna göre verilir.
Yapay gübreler şunlardır:
Azotlu gübreler
Azotlu gübrelerin çeşitli tipleri vardır. En çok amonyum ve nitrat tuzları halinde kullanılır. Bunlar arasında en önemlileri, sırasıyla amonyak ve amonyum hidroksit, amonyum nitrat, amonyum sülfat, amonyum fosfat, sodyum nitrat, kalsiyum nitrat, potasyum nitrattır. Bunlardan amonyak sıvı, diğerleri ise katı olup, amonyaktan elde edilirler. Kalsiyum nitrat ve potasyum nitratın dışındaki bütün azotlu gübreler toprağı asidik yaparlar. Fakat bu asitlik uygun kireçleme ile kolaylıkla düzeltilebilir. Siyanamid, üre ve üre-form adı verilen üre-formaldehid bileşiği de azot gübresi olarak kullanılmaktadır. Ayrıca bu sayılan bileşiklerin değişik oranlardaki karışımları ayrı patentler altında piyasaya sunulmaktadır.
Amonyak]
% 82 azot ihtiva eden amonyak, normal sıcaklıkta bir gazdır ve basınç altında taşınmalıdır. Amonyak gazı direkt gübre olarak kullanılacağı zaman, toprağın 15–20 cm kadar altına gönderilir. Böylece buharlaşıp gitmesine mani olunur. Sıvı amonyak, amonyak gazının suda çözünmesi ile elde edilir. Bu durumda % 20-28 azot ihtiva eder. Sıvı amonyağın buhar basıncı az ve taşınması kolaydır. Ayrıca toprağın derinliğine gönderilmesine gerek yoktur.
Amonyum nitrat
Amonyağın oksitlenmesiyle elde edilen nitrik asit, amonyakla birleştirilerek amonyum nitrat elde edilir. Amonyum nitrat % 32-33,5 azot ihtiva eder. Çok geniş bir kullanma sahası vardır. Pekçok ürün için faydalıdır. Yalnız pirinç yetiştirilmesinde kullanılmaz. Çünkü su baskını olan sahalarda mikrobik denitrifikasyon işlemi ile nitrat, azot gazına dönüşür ve kaybolur. Amonyum nitrat, granül halinde ve kireç ile karıştırılarak satılır.
Üre
45-46 azot ihtiva eden konsantre edilmiş azotlu bir gübredir. Amonyak ile karbondioksidin basınç altında birleştirilmesiyle elde edilir. Toprakta hızla amonyum karbonata hidroliz olur. Bu sebepten kararsız olup, amonyak gazı salıverir. Amonyak kılcal kökleri tahrip ettiği için üre, tohumun veya genç bitkinin yakınına konulmaz.
Fosfatlı gübreler

Fosfatlı gübreler veya fosfat gübreleri olarak daha çok fosfat asidinin kalsiyum tuzları kullanılır. Fosfatlı gübrelerin imalinde çeşitli kaynaklar vardır. Bunlar doğal trikalsiyum fosfatlar, hayvan kemiklerinden elde edilen fosfatlar ve tomas çelik üretim konverterlerinden çıkan curuflardır. Doğal fosfat yataklarının en önemlileri Amerika’da ve Fas’ta bulunmaktadır. Bu fosfatlar ince bir şekilde öğütülerek başka işlem yapılmadan asidik topraklara kullanılabilir.
Süperfosfatlar
Süferfosfatlar, doğal fosfatlar üzerine sülfat asidi etkisiyle meydana getirilir. İlk süperfosfat fabrikası, İngiltere’de 1855 yılında kurulmuştur. Bunu 1868’de Almanya ve Fransa, 1870’te Amerika takip etmiştir. Trikalsiyum fosfat Ca3(PO4)2 suda çözünmez, dolayısıyla bitkiler tarafından emilemez. Trikalsiyum fosfatın sülfat asidi ile muamelesinden suda çözünebilen monokalsiyum fosfat elde edilir, buna süperfosfat denir.
En çok kullanılan fosfatlı gübre % 18-20 fosforpentaoksit (P2O5) ihtiva eden normal süperfosfattır. % 45-50 fosforpentaoksit ihtiva eden zenginleştirilmiş süperfosfat gün geçtikçe daha fazla önem kazanmaktadır. Fosfor yüzdesi zengin olan fosfat gübreleri yalnız başına kullanıldığı gibi diğer gübrelerle karıştırılarak da kullanılır.
Amonyum fosfat
Azot ve fosfor gibi iki faydalı elementi ihtiva etmesi bakımından çok önemlidir. Monoamonyum fosfat ve diamonyum fosfat olmak üzere iki çeşittir. Amonyum fosfat üretmek için önce trikalsiyum fosfattan, elektrik fırınında fosfor elde edilir. Fosfor su buharı ile muamele edilerek fosforik asit haline çevrilir. fosforik asit (H3PO4)nin uygun miktardaki amonyak ile muamelesi neticesinde amonyum fosfat elde edilir. Bu işlemler fazla miktarda elektrik enerjisine ihtiyaç gösterir. Amonyum fosfat gübreleri % 11-14 azot, % 48 civarında fosforpentaoksit (P2O5) ihtiva ederler.
Potasyumlu gübreler ]

Bütün potasyum gübreleri suda çözünürler. Potasyum tuzlarının çoğu, esas itibariyle (% 91-93 nisbetinde) gübre olarak kullanılırlar. Potasyum ihtiva eden yatak ve kayalardan üretilerek zenginleştirilir ve gübre şekline getirilirler.
Potasyum tuzlarının üretimi: Denizlerdeki oranı düşük olan potasyum tuzları, tuzla ana sularında biriktirilerek çıkarılır. Böyle bir biriktirme bazı kapalı deniz veya göllerde de doğal bir sûrette vukua gelerek kaya tuzu gibi yataklar teşekkül eder. Stassfurt ve Alzas potas madenleri buna güzel birer misal teşkil eder.
Denizlerde uzun yıllar boyunca sodyum klorür çöker ve ana sular kalsiyum, mağnezyum ve potasyum tuzlarınca zenginleşir. Açık denizle olan bağlantı kesilince ana sular zenginleşmeye devam eder ve mağnezyum ile tuzlardaki sıraya göre çökmeğe başlarlar. Mesela, Stassfurtta çöken ham ürünlerin bileşimi şöyledir:
Bu tuzların uzun mesafelere nakli için zenginleştirilmeleri lazımdır. İşlemler ilkel maddelerin cinsine göre şöyle yapılır:

K2O ihtiva eder. Ancak bu oran üretim masrafını karşılayamaz. Buna karşılık İtalya’da bulunan ve leucit (4 SiO2Al2O3K2O) ihtiva eden bazaltlar (Bkz. Bazalt) bu hususta daha elverişlidir. Burada potasyumun kazanılması için yapılan bir usûlde (blanc usûlü), leucitli taşlar kum şekline getirilerek, bazaltı çeken ve leuciti bırakan bir elektro mıknatıs tesiriyle zenginleştirme yapılır. Bu suretle % 23 Al2O3, % 18 K2O ve % 55 SiO2 ihtiva eden bir ürüne varılır. Klorür asidi tesiriyle silis çöker ve potasyum klorürle alüminyum klorür ihtiva eden bir çözelti meydana getirir. Bu iki tuz da billurlaşma işlemleriyle birbirinden ayrılarak % 90’lık potasyum klorür, öte yandan bir çöktürme ile alüminyum üretimine elverişli saf alüminyum elde edilir.

;
FOSFORLU GÜBRELER
Süperfosfat
Triple süperfosfat olmak üzere iki çeşittir.
Süperfosfat:
Süperfosfat danecikler halinde yani granül görünümdedir. Açık gri veya boz renkli olan süperfosfat içerisinde % 16-18 oranında suda eriyebilen fosfor asidi vardır.
Triple süperfosfat:
Fosforlu gübrenin diğer bir çeşidi de triple süperfosfattır. 100 kilogramında 43-46 kilo arasında fosfor asidi vardır. Kirli beyaz veya gri danecikler halindedir. Uzun süre rutubetli yerlerde saklandığında su çekerek topaklaşır. Eğer topaklaşmış ise bu kesekler kırılarak kullanılabilir.
POTASYUMLU GÜBRELER
Ticaret gübrelerinin potasyum içerenleride iki tanedir. Bunlar;
Potasyum sülfat
Potasyum nitrattır.
Yurdumuz toprakları genelde potasyum bakımından yeterli durumda olduğundan, potaslı gübre tüketimi de sınırlıdır. Potasyum sülfat % 48-52 oranında potasyum bitki besin maddesi içerir. Potasyum nitrat ise % 46 oranında potasyum bitki besin maddesi içermektedir.
Potasyumlu gübreler ancak, toprak analizi yaptırıldıktan sonra verilen tahlil sonuçlarına göre ihtiyacı olan yerlerde, uygun miktarda kullanılmalıdır.
Resim 2. Dengeli bir gübreleme ile kaliteli ve bol ürün elde edilmektedir.
KOMPOZE GÜBRELER
Kompoze gübreler birden fazla bitki besin maddesini birarada bulundururlar. Kompoze gübrenin içerisindeki bitki besin maddeleri azot, fosfor, potasyumdur. Bunlar sırasına göre % olarak ifade edilir.
Örneğin 15-15-15 terkibindeki bir kompoze gübrenin 100 kilogramında 15 kilo saf azot, 15 kilo fosfor, 15 kilo da potasyum oksit var demektir.
Diamonyum fosfat:
Diamonyum fosfat 20-20-0, 26-13-0 ve 15-15-15 terkibindedir. Diamonyum fosfat fosfor ve azot gibi iki önemli bitki besin maddesini içerir. Koyu gri veya kirli beyaz renkli danecikler halindedir. içerisinde her bir kilo azota karşılık, yaklaşık 3 kg fosfor bulunur. Bütün bitkilerde kullanılabilir. Diamonyum fosfatın 100 kilosunda yaklaşık olarak 65-70 kg. saf bitki besin maddesi vardır.
20-20-0 terkibindeki kompoze gübrenin 100 kilosunda, 20 kilo saf azot, 20 kilo saf fosfor var; potasyum ise yok demektir. Gri-kahverengi granüller halindedir. Uygun şartlarda uzun süre saklanabilir ve her türlü toprakta kullanılabilir.
15-15-15 şeklindeki kompoze gübrede azot, fosfor ve potas gibi temel bitki besin maddeleri vardır. Bu gübrenin 100 kilogramında 15 kilo saf azot, 15 kilo fosfor, 15 kilo potas vardır.
.
Gübreleme şekilleri:
Gübre toprağa, banda verme, serpme, üstten veya yandan gübreleme, püskürtme, damla sulama şekillerinden hangisi uygunsa o şekilde verilir. Gübreyi yukarda belirtilen şekillerden biri ile uyguluyorsak uygulamaya geçmeden önce, ne miktarda verileceğinin belirlenmesi önemli bir konudur.
Gübrenin az veya fazla verilmesinin pek yararı olmayacağının da bilinmesi gerekir. En uygun gübre türüne ve miktarına karar verebilmek için, mutlaka ekilecek tarladan toprak örneği alınmalı ve tahlil yaptırılmalıdır.
Çim alanlara verilecek gübrelerin miktarı; uygulama zamanı ve gübre çeşidi birçok faktör tarafından belirlenir. Bunlar sırası ile topraktaki bitki besin maddeleri, çim bitkilerinin özel gübreleme istekleri, gübre fiyatları, çevre koşulları, istenilen çim kalitesi, istenilen sürgün sıklığı, çim alanlarının kullanım şartları, toprağın fiziki durumu, uygulanan kültürel sistemler, olarak sıralanır.
Makro elementler
Azot
Azot bitki dokusu içerisinde çok kolay hareket eden bir bitki besin maddesidir. Çim bitkilerinin sürgün,kök büyümesi sürgün sıklığı ,renk .hastalıklara dayanıklılık .bitkinin yenilenme kabiliyeti gibi çok değişik özelliklere olumlu etki yapar. Aşırı azotu gübreleme kök gelişimini zayıflatır,hızlı büyüme oluşturur.
Azotlu gübreler; kışları çok sert geçen bölgelerde , sonbaharda aşırı gübre uygulamasından kaçırılır. Buna karşılık kışları ılık geçen, düzenli yağış alan bölgelerde verilecek azotu gübre miktarı yüksek tutulur. Genel olarak park ve bahçelerde erken ilkbaharda 10. 5.5 oranlarında kompoze N.RK.’lı gübre uygulaması normal kabul edilir. Daha sonraki aylarda büyüme mevsimi boyunca türlere göre 1-7,5 gr/m2 arasında değişen miktarda azotlu gübre atılır.
Fosfor
Bitki dokularındaki enerji dönüşümünde genetik materyalin üretiminde , karbonhidrat üretimi ve taşınmasında kullanılır. Hücre bölünmesinde önemli rol oynar. Çim bitkilerinde fide gelişimini , köklenmeyi,olgunlaşmayı ve üremeyi olumlu yönde etkiler.
Potasyum
Nisan ayında gübreleme ve zararlı mücadelesi zararların hızla büyüdüğü Nisan ayı sonuna doğru başlar. Toprak sıcaklığının artışı Nisan ayının ikinci döneminde çimlerinize Amonyum Nitrat uygulamanız faydalıdır.

Haziran ayı içerisinde kuru ve sıcak bir hava dalgasıyla karşılaşabilirsiniz, biçim boyunuzu daha iyi tutun. Haziran ayıyla birlikte yaz gübreleme zamanı başlar. Eğer çiminizde renk değişimleri ortaya çıkmışsa Amonyum Nitrat kullanabilirsiniz. Bazı zararlılar Mayıs ayı içerisinde yaptığınız zararlı savaşından kurtulmuş olabilir. Haziran ayı bunlarla savaşmak için uygun bir dönemdir.

Kasım ayı içinde çim alanınızda yapacağınız işlemler oldukça azalır. Bu işlemler alanınızı yapraklardan ve diğer çöplerden temizlemek eğer alanınızda solucan varsa ilaçlama yapmaktır. Eğer istenirse alanınızı kıştan korumak için yanmış, elenmiş ve fumige edilmiş çiflik gübresi serilebilir.

Gübreleme konusunda nelere dikkat edilmelidir?
En uygun gübreleme zamanları; erken sonbahar (eylül), erken kış (kasım başı), erken bahar (mart-nisan) ve geç bahar (mayıs)’dır. Gübreleme toprak ısısının en düşük olduğu, sabah veya akşam üstü yapılmalıdır.

Serlerde gübrenin veriliş şekli her şeyden önce yetiştirme sistemi (topraklı veya topraksız) ve gübrenin cinsine (organik veya inorganik) göre değişiklik gösterir. Toprakta yetiştiricilik yapılıyorsa organik gübreler, özellikle de ahır gübresi serpme ve karıştırma şeklinde (sıra arasına veya tohum yatağı altına atma yada fide çukuruna atma), inor*ganik gübreler ise sulama suyuyla veya bitki üstüne püskürtme şeklinde verilir. Topraksız yetiştiricilik yapılıyorsa inorganik gübreler su*lama suyuna karıştırılarak yada bitkiye püskürtülerek uygulanır.

Organik gübreler (ahır gübresi, kompost, organik atıklar vb.) serlerde toprak üstüne her tarafa eşit olacak şekilde dağıtıldıktan sonra toprak altına (10-30 cm) getirilmek suretiyle uygulanmalıdır. Organik gübrelerin toprağa uygulanması büyük serlerde traktör arkasına bağlanan dağıtıcılarla yapılırken, küçük serlerde el arabası yada teske*reler ile ser içine taşınıp bir yere yığıldıktan sonra genellikle kürek veya dirgen yardımıyla her tarafa eşit oranda dağıtılırarak yapılır. Bu işlemleri takiben gübre bir bel veya çapa yardımıyla toprak altına ge*tirilir.

inorganik gübrelerin serlerde uygulanışı belirli ilkeler doğrultusunda yapılmalıdır. Serlerde yapılan yetiştiricilikte inorganik gübrelerin verilme yöntemleri başka bir deyişle veriliş şekli aslında son derece önemlidir. Yetiştirilen bitkinin sebze, meyve yada süs bitkisi olmasına göre farklı bir gübreleme yöntemi uygulamak gerekebilir. Çünkü bütün bitkiler için tek bir gübreleme yönteminin önerilmesi doğru olmadığı gibi ekonomik yönden de karlı olmaz. Gübrelerin verilme yöntemlerinin doğru olarak seçilmesi aynı zamanda gübrelerin etkinlik derecesinin arttırılması ve günümüzde örtü altı yetiştiriciliğinde büyük sorunlardan biri olan tuzluluğun önlenmesi açısından da oldukça önemlidir. Genelde serlerde uygulanan gübreleme yöntemlerini; serperek verme, banda verme, ocak*lara (fide çukuruna) verme, yapraklara püskürtme, sulama suyuyla verme şeklinde sınıflandırmak mümkündür.

B5A SIVI ORGANİK GÜBRE NEDİR?

B5A uzun süren çalışma ve araştırmaların sonucunda geliştirilen bir sıvı organik gübredir. Topraktaki aktivasyonu son derece hızlı ve toprağı ıslah edici özelliğe sahiptir. Mikroplazmik replikasyonla, normalde toprakta azda olsa bulunan faydalı bakterilerin ve diğer mikroorganizmaların (gözle görülmeyen canlıların) hızlı bir şekilde çoğalmalarını ve toprağı işlemelerini sağlayan ; dünyada muadili ve alternatfi olmayan tek üründür.

B5A bir takım doğal replikasyon yöntemleri ile özel olarak kullanılan mikroorganizmaların güçlendirilmesi şek linde tarif edilebilir. Bu mikroorganizmalarda genetik modifikasyon kesinlikle yoktur. Sadece özel yöntemler kullanılarak redükte edilmiş mikroorganizmalar, ampflikasyonla mikoplazmalarla koşullandırılırlar. Bu nedenden dolayı toprakta kimyasal gübre ve ilaç kalın tılarını molekül bazında parçalayarak (formlarını değiş tirerek) Toprağı 10 ila 30 gün arasında tamamen organik hale getirmektedirler…

B5A SIVI ORGANİK GÜBRENİN ÖZELLİKLERİ

1- B5A tamamen ekolojik ve bitkisel orijinlidir. ( B5A yapımında tamamen bitkisel ve organik maddeler kullanılmıştır.)

2- B5A yapımın da ki özel formül nedeniyle toprakta ve bitki üzerinde
etkisini gösteren tek organik gübredir.

3- Dünyada başka muadili ve emsali yoktur. Çünkü;
a-) Toprakta organizmal ve mikroorganizmal canlılığı arttırır.
b-)Toprağın organizmal ve mikroorganizmal canlılar tarafından işlenmesini sağlar.
c-)Topraktaki canlı organizmaların arttırılması toprağın doğal olarak gübrelenmesi demektir. Örneğin bir solucanın 1 yılda işlediği toprak miktarı, bir traktörün 1 saatte işlediği toprak miktarına eşittir.
4- Toprakta yıllardır bilinçsizce kullanılan kimyasal gübreler nedeni ile birikmiş olan kimyasalların parçalanmasını hızlandırarak kimyasal birikintinin önüne geçer.

5-Dünyada en kısa sürede organik ürün aramasını sağlayan tek organik
gübredir.

6-En kısa sürede organik tarıma geçiş sağlayan alternatifsiz tek organik gübredir.

7-Az veya çok kullanımda bitkiye kesinlikle zarar vermez.

8-Toprağın su kaybını en aza indiren organik gübredir.

9-Bitkinin sıcağa ve soğuğa karşı arttıran arttıran mukavemetini ilk ve tek organik gübredir.

10-Bitkinin kimyasal etmenler dahil her türlü gelişimine ket vurucu etmenleri ortadan kaldırır.

11-Gübre kullanımın da çok çeşitliliği ortadan kaldıran tek organik gübredir.hem kök hem yaprak hem de ürün gelişimi için kullanılır.

12-Dünyada alt ve üst gübre olarak ve her türlü bitkide ve ağaçta kullanılan tek organik gübredir.

13-Toprağı renatüre ettiği için toprakta ekilen her türlü bitki de son derece yararlı organik gübredir.

14-B5A dünyada tarım sektöründe yapılan ve yapılmış olan en büyük buluştur.

B5A SIVI ORGANİK GÜBRE KULLANIMI

B5A sıvı organik gübre her türlü bitki ve tarım şartlarında güvenle
kullanılabilir.
Her türlü bitki ve her türlü tarım şartlarında;
1-Kök gübre olarak
2-Çimlenme esnasında
3-Ürün öncesi veya çiçeklenme öncesinde kullanımı tavsiye edilir.
Çok ihtiyaç duyulduğunda ürün oluşumunda dördüncü kez veya daha fazla
kullanılabilir.
Çok kullanımında kesinlikle bitkiye zarar vermez.

B5A KULLANIMINDA DİİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

1-B5A gurubu gübreler veya toprak aktivatörlerinin tamamı sabah erken
veya akşam saatlerinde atılmalıdır.Güneş ışınlarını dik ve kuvvetli
olduğu zaman dilimlerinde kullanılamamalıdır.(gün batımından 2 saat
sonra)

2- B5A uygulamalarında kullanılacak ekipman ve makineler öncellikle
çok iyi temizlemeli ve kimyasal ilaç kalıntısı bırakılmamalıdır.

3-B5A grubu gübre ve toprak aktivatörleri kesinlikle bir başka
kimyasal ilaç ve gübre ile birlikte kullanılmamalıdır.

4- Ekim yapılan arazide her hangi bir şekilde kimyasal ilaç (yabancı
ot ilaç veya haşarat ilaçları ) kullanımdan en az 10 gün sonra B5A
grubu ürünler kullanılabilir.

5- Yanmamış hayvan gübresi ile birlikte asla kullanılmamalıdır.

6- B5A grubu gübrelerinden istenilen verimin alınabilmesi için
kullanım zamanlarında toprağın ıslak olması gereklidir.

KULLANIM ŞEKİLLERİ VE UYGULAMALARI:
KÖK VE TABAN GÜBRESİ OLARAK UYGULAMA:

Bitkilerin tamamında kök gübresi olarak kullanım aynıdır. Yetiştirecek
bitkinin türü ağaç veya otsu bitki 8 birılık bitkiler. Her yıl
yeniden ekilip veya fide olarak dikilen bitkiler) olsun kökte uygulama
şekilleri aynıdır.
1litre B5A en az 300-400 litre su ile sulandırır. Sabah erken
saatlerinde veya gün batımını takiben (gün batımından 2 saat sonra).
Holder veya taraf gibi pulverizatör ile ortalama olarak 7000 metre
kare alana eşit bir şekilde uygulanır.uygulanmada toprağın ala yaş
veya ala tav denilen (%45 nemli) durumda olmasına dikkat edilir.Takibe
aynı gün içerisinde sürülmesi önerilir . Aynı gün içerisinde
sürme ,kazayağı veya çapa makineleri ile toprak alt üst edilmezse
ertesi gün sabah erken saatlerde toprağı işlenmesi önerilir. B5A kök
gübre olarak uygulandıktan sonra en geç 10 gün içerisinde ekim
yapılmalıdır.

Yukarıda verilen 300-400 It. Sulandırma suyu kullanılacak
en az sulandırma suyu miktarıdır. Sulandırmada kullanılan su miktarı
limitsiz artılırılabilir. Ama azaltılmaz. Verilen alan miktarı
azaltılabilir ama 7000 metre kare alandan fazlasına uygulama mevcut
sulama yöntem ve ekipmanları ile yapılabilir. (Yağmurlama, damlama,
spring, salma vs gibi sulama imkanları ile uygulama yapabilir.

Pratik uygulama olarak saksı bitkilerinde 5 litre suya 1 kapak uygulanır.
GÜBRELERİN VERİLME ŞEKLİ
Gübreler genellikle EL veya MAKİNA ile toprağın üstüne SERPİLEREK verilmekte ya da tohum veya bitkiden belirli uzaklıklarda olmak üzere çizgi halindeki bir BANDA veya bitki etrafındaki OCAĞA verilmektedir.
A. Serpme Usulü gübreleme:
- Gübre, ya ekimden önce toprak yüzeyine serpildikten sonra belirli toprak işleme aletleri ile toprağa gömülür ve sonra ekim yapılır.
- Ya da ekimden hemen önce toprak yüzeyine serpilen gübre ekim işlemi ile toprakla karıştırılır.
Birçok hallerde ekimden sonra da serpme usulü ile gübre tatbik edilmektedir. Bazı bitkilere ihtiyaçları olan gübrenin tamamı bir defada ekimden önce veya ekim esnasında verilmeyip, gübrenin bir kısmı ekimde bir kısmı da bitkinin belirli bir büyüme döneminde verilmekte ve böylece gübreden daha çok yararlanılmaktadır.
Tarlada bitki varken yapılan bu ikinci gübreleme serpme usulü ile yapıldığı gibi gübre serpicisi gibi aletlerle de yapılabilir.
Bitki büyümeye başladıktan sonra verilen gübreler genellikle AZOTLU ve özellikle NİTRATLI gübrelerdir. Fosforlu gübreler bitki büyüdükten sonra serpme olarak verilmemeli; Fosforlu gübreler ekimden hemen önce veya ekim sırasında tohum derinliğine gömülmelidir.
B. Bant usulü gübreleme
Bant usulü gübreleme genellikle mibzerle yapılmakta ise de bazı hallerde pulluk ve hatta çapa gibi basit aletler kullanılmaktadır. Gerek yurdumuzda ve gerekse diğer ülkelerde yapılan birçok araştırma, gübrelerin bant halinde verilmesinin daha yararlı olduğunu göstermektedir. Gübre banda verildiği zaman gene bitkinin henüz fazla gelişmemiş olan kökleri bitki yanındaki bu gübreden kolaylıkla yararlanmakta ve daha çabuk büyümektedir.
Banta verilen gübrenin içindeki bitki besin maddesi özellikle fosfor bitkiye faydalılığını daha uzun bir süre devam ettirmektedir. Serpme olarak verilen gübredeki fosfor ise kısa bir sürede topraktaki kireç ve diğer maddelerle birleşerek bitkinin hemen yararlanamayacağı veya zorlukla yararlanacağı bir yapıya dönüşürler. Bu nedenle de bitki banda verilen gübreden daha çok yararlanmaktadır. Bitki banda verilen gübreden serpmeye oranla % 15-% 10 daha çok yararlanabilmektedir.
2. GÜBRELERİN UYGULAMA ZAMANI
Gübrelerin mahsul artışına olan etkisini çoğaltmak için gübre uygulama zamanı
- Bölgenin iklimine
- Toprağın karakterine
- Gübrelenecek bitkinin cinsine ve
- Verilecek gübrenin çeşidine göre ayarlanması gerekir.Bütün mesele bitkinin ihtiyacı olduğu zaman ona gerekli olan besin maddesini sağlamaktır. Bu nedenle bazı bölgelerde yetiştirilen belirli bitkiler için verilmesi gerekli olan gübrenin tamamı bir defada ve genellikle ekimde verilirken bazı hallerde bu miktar bölünmek suretiyle bitkinin çeşitli gelişme dönemlerinde bir kaç defada verilmektedir. Gübrelerin çok erken veya çok geç verilmesi halinde bitkiye faydası büyük ölçüde azalır.
Gübre verme zamanı konusunda üzerinde durulması gereken en önemli konulardan birisi de tohumun çimlenmesi sırasında toprakta yeteri kadar bitkiye yarayışlı besin maddesi bulunmasını sağlamak ve gübreleme zamanını buna göre ayarlamaktır. Aksi halde toprağa verdiğimiz gübreden beklenen faydayı sağlayamayız.

Kaynak:
Tarım Bakanlığı Yayınları



Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Share on LinkedIn

Benzer Yazılar

Hakkında peyzaj uzmanı



Yorum Gönderin